HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْبَقَرَةِ  ١٣ 
الجزء ١

وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ ﴿ ٨٩ ﴾ بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ﴿ ٩٠ ﴾ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿ ٩١ ﴾ وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ ﴿ ٩٢ ﴾ وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿ ٩٣ ﴾

سُورَةُالْبَقَرَةِ  ١٣ 
الجزء ١
Bakara Sûresi  13 
Cüz  1

89  (Yahudilerin) beraberlerinde olan (Tevrât)ı doğrulayıcı büyük bir kitap Allâh katından onlara geldiği zaman, işte o (vasıflarını açık seçik bildikleri ve oğulları gibi) tanımış oldukları (âhir zaman peygamberi) kendilerine geldiğinde (, liderlikleri ellerinden çıkar endişesiyle, azgınlık ve kıskançlık yüzünden) onu inkâr etmişlerdir. Oysa kendileri bundan önce (Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) gönderilmeden) o kâfir olmuş (müşrik) kimselere karşı (, kendisi ve getireceği Kur’ân-ı Kerîm hürmetine) fetih talep etmekte bulunmuşlardı. Artık Allâh’ın lâneti o kâfirler üzerine (çokça inmekte)dir.

90  (Âhir zaman peygamberinin kendilerinden gönderileceğine şartlanmaları nedeniyle haksız yere kapıldıkları) aşırı istek nedeniyle, bir de Allâh’ın, kullarından dilediği (Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) isimli nebîsi)ne fazl(u ihsân)ından dolayı (vahyi) indirmesini çekememe yüzünden, Allâh’ın indirmiş olduğu şeyi inkâr etmeleri, karşılığında canlarını satmış oldukları bir şey olarak ne kötü olmuştur! Böylece onlar (kâr beklentisine girdikleri bir anda bu isteklerinden mahrum olmakla kalmayıp, Îsâ (Aleyhisselâm)ı inkârdan dolayı çarpıldıkları) büyük bir gazap üzerine (, Muhammed (Aleyhisselâm)ı da inkâr etmeleri yüzünden uğradıkları) diğer bir büyük gazapla döndüler (ve böylece Allâh tarafından kat kat büyük bir hışma uğradılar). Artık çok alçaltıcı büyük bir azap o kâfirler içindir.

91  O (Yahudi ola)nlara: “Allâh’ın indirmiş olduğu şeyler(in tümün)e inanın!” denildiği zaman: “Biz, bize indirilmiş olan (Tevrât)a inanırız.” derler ve onun ötesinde olan (diğer bütün kitapları, özellikle Kur’ân)ı inkâr ederler. Hâlbuki o (Kur’ân-ı Kerîm), beraberlerinde bulunan (Tevrât)ı doğrulayıcı olan hakkın ta kendisidir. (Habîbim!) De ki: “Peki bundan önce (Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) gönderilmeden) Allâh’ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? Eğer (kendi kitabınız olan Tevrât’a) inanıcı kimseler olsaydınız (, böyle mi yapardınız)!”

92  Andolsun ki; elbette Mûsâ size o beyyineleri (ve apaçık delil niteliği taşıyan dokuz mûcizeyi) kesinlikle getirmişti de, sonra onun (Tûr dağına gitmesinin) ardından o buzağıyı (tanrı) edinmiştiniz. Oysa siz (Allâh-u Te`âlâ’nın emirlerini ihlâl ederek kendinize) zulmedici kimselerdiniz.

93  Vaktâ ki (Mûsâ (Aleyhisselâm) Tevrât’ı getirdiğinde zorluk çıkarmanız üzerine, ondaki hükümleri kabul etmenizi temin kastıyla) Biz Tûr’u üzerinize kaldırmış olduğumuz halde kuvvetli sözünüzü almıştık ki: “Size verdiğimiz (Tevrât-ı şerif)i kuvvet (; ciddiyet ve gayret)le alın ve (âyetlerimizi amel etme niyetiyle) dinleyin!” Onlar ise: “(Sözünü) işittik, (emrine) isyan ettik!” demişlerdi. Çünkü (onlar, ilâhın cisim olabileceği inancını taşıdıklarından, evvelce sahip oldukları) kâfirlikleri sebebiyle o buzağı (sevgisi ve heykele tapma hırsı, boya elbiseye işler gibi) kalplerinde (yerleştirilmiş ve lezzetli bir içecek gibi) onlara içirilmişti. (Habîbim!) De ki: “İmanınızın size kendisini emretmekte olduğu o şey ne kötü olmuştur! Eğer siz ("Biz, ancak bize indirilene inanırız!" sözünüzde olduğu gibi, kendi kitabınıza) inanıcı kimseler olsaydınız (, hiç buzağıya tapar mıydınız, Tevrât’a iman, size böyle büyük bir günâhı mı emretmektedir)!”

Bakara Sûresi  13 
Cüz  1
cihanyamaneren