HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٢٠ 
الجزء ١

وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ﴿ ١٣٥ ﴾ قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ ﴿ ١٣٦ ﴾ فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ ﴿ ١٣٧ ﴾ صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ ﴿ ١٣٨ ﴾ قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ ﴿ ١٣٩ ﴾ اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ﴿ ١٤٠ ﴾ تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟ ﴿ ١٤١ ﴾

سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٢٠ 
الجزء ١
Bakara Sûresi  20 
Cüz  1

135  O (Yahudi ve Hristiya)nlar(dan her bir fırka, sadece kendi dinlerini doğru sayarak): “Yahudiler yahut Hristiyanlar olun ki, hidâyete eresiniz!” dediler. (Habîbim!) De ki: “Doğrusu, (biz sizin uydurma dinlerinize uyamayız, bilakis bâtılı bırakıp hakka yönelmiş) bir hanîf olan İbrâhîm’in milletine (ve dînine uyarız)! O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmamıştır!”

136  (Ey müminler! Sizi Yahudilik ve Hristiyanlığa davet edenlere) deyin ki: “Biz Allâh’a, bize indirilmiş olan (Kur’ân-ı Azîmüşşân) a, İbrâhîm’e, İsmâ`îl’e, İshâk`a, Ya`kûb’a ve o (İbrâhîm ile İshâk (Aleyhimesselâm)` ın) torunlar(ı olan oniki boy)a indirilmiş olan (sayfalar)a, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya verilmiş olan (Tevrât ve İncil kitapların)a ve peygamberlere Rablerinden verilmiş olanlar(ın tamamın) a iman ettik. (Yahudi ve Hristiyanlar gibi, kimine inanıp kimini inkâr ederek) onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Ayrıca biz ancak O(nları gönderen Allâh-u Azîmü’şşâ)na (tam manasıyla boyun eğerek) teslim olucu (Müslüman) kimseleriz.”

137  (Ey Habîbim ve ashabı!) Şimdi eğer o (Yahudi ve Hristiya)nlar sizin kendisine inanmış olduğunuz o şeylere (; o iman esaslarına) sizin gibi iman ederlerse/sizin kendisine inanmış olduğunuz şeylere inanırlarsa/, muhakkak doğru yolu bulmuşturlar. Eğer yüz çevirirlerse, onlar ancak (bir çekişme, düşmanlık, muharebe ve sapıklıktan ileri geçmeyen) büyük bir karşı çıkış içindedirler. Muhakkak Allâh onlar(ın şer ve zararların)a karşı sana kâfî gelecektir. (Din düşmanlarının sözlerini hakkıyla işiten) Semî`de, (içlerinde taşıdıkları kin ve kıskançlığı tam manasıyla bilen) Alîm de ancak O’dur!

138  (Ey müminler! Yine o Ehl-i Kitaba deyin ki:)(Biz sizin vaftiz boyanızla boyanmadık. Bizi) Allâh’ın boyamasıyla (temizleyen ve iman eserini boya izi gibi üzerimizde belirgin hale getiren ancak Allâh-u Te`âlâ’dır)! Boyama (ve temizleme) bakımından Allâh’tan daha güzel olan kimdir? Biz ancak O’na ibadet (ve kulluk) eden kimseleriz!”

139  (Rasûlüm! Sana karşı: “Bütün peygamberler bizden gelmiştir, bu yüzden senin gibi bir Arap, peygamber olamaz!” diyen o Yahudilere) de ki: “Siz Allâh(ın, sizin dışınızdaki ırklardan bir peygamber seçmesi) hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. (Hepimiz O’nun özbeöz kullarıyız. O hiçbir ırka, diğerine göre yakın veya uzak değildir ki, vahyine mazhariyeti, belli bir ırka tahsis etmiş olsun!) Bizim amellerimiz bize aittir, sizin amelleriniz de size mahsustur. (Bu yüzden iyi amellerimize karşılık, Allâh’ın bize de ikram etmesi uzak görülemez.) Biz (ibadetlerimizi) ancak O’na (tahsis eden halis) muhlis kimseleriz.”

140  (Ey Ehl-i Kitap!) Yoksa siz(den her bir fırka, geçmiş peygamberleri kendi dinine mâl ederek): “Gerçekten İbrâhîm, İsmâ`îl, İshâk, Ya`kûb ve o torunlar Yahudi kimselerdiler yahut Hristiyanlardılar!” mı diyorsunuz? (Yâ Muhammed!) De ki: “(Onların hangi din üzere bulunduğunu) en iyi bilen siz misiniz yoksa Allâh mı?” (İbrâhîm (Aleyhisselâm)ın ne Yahudi ne de Hristiyan olmayıp, hanîf bir Müslüman olduğuna dair) yanında Allâh’tan (kendisine ulaşmış) olan bir şahitliği (insanlardan) gizlemiş bulunan (o Ehl-i Kitap)dan daha zâlim de kim olabilir? Allâh sizin yapmakta olduğunuz şeylerden asla gâfil (ve habersiz) değildir. (Dolayısıyla sizi başıboş bırakmayacak, bilakis peygamberlere karşı yaptığınız iftiralar yüzünden çok şiddetli bir azâba çarptıracaktır.)

141  İşte o bir ümmettir ki, kesinlikle (gelip) geçmiştir! Onların kazanmış olduğu şeyler(in kârı ve zararı) onlara aittir, sizin kazanmış olduğunuz şeyler(in mesuliyeti) de size aittir. Onların yapmakta bulunmuş olduğu şeylerden siz sorulmayacaksınız. (Öyleyse babalarınızla iftihar etmeyi ve onlara güvenmeyi bırakın da, İslâm’a girerek kendinizi kurtarın!)

Bakara Sûresi  20 
Cüz  1
cihanyamaneren