HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٣١ 
الجزء ٢

وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴿ ٢٠٣ ﴾ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ ﴿ ٢٠٤ ﴾ وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ ﴿ ٢٠٥ ﴾ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ ﴿ ٢٠٦ ﴾ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ ﴿ ٢٠٧ ﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ ﴿ ٢٠٨ ﴾ فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ﴿ ٢٠٩ ﴾ هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟ ﴿ ٢١٠ ﴾

سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٣١ 
الجزء ٢
Bakara Sûresi  31 
Cüz  2

203  (“Teşrîk günleri” diye bilinen ve kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerine denk gelen o) sayılı bir takım günlerde (kılacağınız namazların arkasında ve şeytan taşlama gibi vesilelerle, sesli tekbîr getirerek) Allâh’ı zikredin! Artık her kim iki gün içinde (Mina’dan ayrılma hususunda) acele eder (de, teşrîk günlerinin üçüncüsünü beklemeyip, ilk iki günde şeytan taşlamakla yetinir) se, (bu aceleciliğinden dolayı) üzerine hiçbir günah yoktur. Kim de geri kalı(p, üçüncü günün taşını da ata)rsa, ona da hiçbir günah yoktur. (İşte bu serbestlik, günaha düşürecek şeylerden) iyice sakınmış olan kimse içindir (, zira haccından fayda görecek olan ancak odur). (Allâh katında değerli olmak istiyorsanız, bütün işlerinizde) Allâh’tan hakkıyla sakının ve bilin ki, şüphesiz siz (yaptıklarınızın karşılığına kavuşmanız için, diriltildikten sonra) ancak O (Allâh-u Te`âlâ’nın huzuru)na haşrolunacaksınız.

204  (Habîbim!) İnsanlardan öylesi vardır ki, o en alçak (ve âdî dünya) hayat(ı) hakkındaki (edebiyatlı ve tatlı) sözü seni hayran bırakmaktadır ve o, (seni inandırmak için yemine başvurarak) kalbinde olan (inancıyl)a (sözünün birbirine uygun olduğuna dâir) Allâh’ı şâhit tutmaktadır. Hâlbuki o, (sana ve İslâm’a karşı) düşmanlığı en şiddetli olandır/ düşmanların en katısıdır/.
İmâm-ı Süddî (Rahimehullâh)`ın beyanına göre; bu âyet-i kerîme, Ahnes ibni Şürayk hakkında inmiştir. Şöyle ki; o çok tatlı dilli biriydi. Medîne’de Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in yanına geldiğinde, kendisinin iltifat ve ikramına nâil olmak için: “Ben İslâm’a girme niyetiyle geldim, Allâh-u Te`âlâ benim doğru olduğumu şüphesiz bilmektedir!” gibi sözler sarf ederek, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`i çok seven bir Müslüman olduğunu açıkladı. Gerçekte münafık olan bu kişi, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in huzurundan ayrıldığında, birtakım Müslümanların ekinlerine ve merkeplerine rastlayınca, eşekleri boğazladı ve ekinleri ateşe verdi.

205  (Bu münafık senin yanından) döndüğünde /bir görev üstlendiğinde/ ise, orada fesat çıkartmak, ekini (yakıp yıkmak) ve (hem insan hem de hayvan) nesli(ni) helâk etmek için yer(yüzün)de koşturur. Oysa Allâh (bozgunculuk ve) fesâdı sevmez (; bu tür kötülüklere rıza göstermez).

206  Ona: “Allâh’tan kork (da bozgunculuk ve fesâdı bırak)!” denildiği zaman, (kalbindeki kâfirlik) günah(ı) sebebi ile izzet(i nefis ve câhilâne kibir) onu yakalar. Artık (ceza olarak) ona yeterli olacak şey cehennemdir! Ve andolsun ki; elbette o, ne kötü döşek olmuştur.

207  İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allâh’ın rızasını aramak için (cihat yolunda malını ve) canını satmaktadır. Allâh da o kullara karşı Raûf’dur. (Bu yüzden kendilerini cihatla mükellef tutarak böyle kârlı bir alışverişe muvaffak kılmış ve onları ne kadar esirgediğini göstermiştir.)
Ekseri rivayetlere göre bu âyet, Suheyb (Radıyallâhu Anh) hakkında nâzil olmuştur, şöyle ki o; hicret yolunda peşine düşen müşriklere meydan okumuş, sonra Mekke’deki malının yerini söyleyerek onların ellerinden kurtulmuştu. Âyetin, müşriklerce idam edilip, günlerce darağacında bırakılan Hubeyb ile onu darağacından kurtarmaya gelen Zübeyr ibni Avvâm ve Mikdâd ibni Esved (Radıyallâhu Anhüm) hakkında nâzil olduğu da mervîdir. Genel olarak; Allâh yolunda cihat ederken ve iyiliği emredip kötülükten nehyederken şehit edilen kıymetli zatlar hakkında nâzil olmuştur. Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in hicrete çıkarken yatağına bıraktığı Ali (Radıyallâhu anh) hakkında indiği de rivayet edilmiştir. Kıssaların tafsilâtı için bakınız: Rûhu’l-Furkan: 2/469-474

208  Ey iman etmiş olan kimseler! (Emirlerime karşı itaat ve) teslimiyete (sadece görünüşte değil, içiniz ve dışınızla) topluca girin!/ İslâm(î konular)a bir bütün olarak girin (de, dinî hükümler arasında ayrım gözetmeyin)!/ (Emirler ve yasaklar arasında ayrım yapıp, işinize gelmeyeni terk ederek) şeytanın izlerine uymayın. Çünkü şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

209  Artık (davet edildiğiniz İslâm’ın hak olduğuna dâir) apaçık deliller size geldikten sonra (yine de İslâm caddesinden) kayacak olursanız, (şunu iyi) bilin ki; şüphesiz Allâh (intikam almaktan âciz kalmayan bir) Azîz’dir; (haksız yere intikam almayan bir) Hakîm’dir.

210  O (İslâm’a girmeyip kâfir ola)nlar (kıyâmet günü belirecek) gölge yapan birtakım bulutlar içinde Allâh’ın (cezasının, azapla görevli) meleklerle birlikte kendilerine gelmesinden ve o (helâk edilme)(lerin) in bitirilmiş olmasından başka bir şey beklemiyorlar. (Hakikatte tüm işler Allâh-u Te`âlâ’ya âittir. Dünyada bazı işler kulların elinde gibi görülüyorsa da âhirette) bütün işler ancak Allâh’a döndürülecektir.

Bakara Sûresi  31 
Cüz  2
cihanyamaneren