HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْحَجِّ  ٣٣٤ 
الجزء ١٧

وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ ﴿ ٢٤ ﴾ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟ ﴿ ٢٥ ﴾ وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ ﴿ ٢٦ ﴾ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ ﴿ ٢٧ ﴾ لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ﴿ ٢٨ ﴾ ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ ﴿ ٢٩ ﴾ ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ ﴿ ٣٠ ﴾

سُورَةُالْحَجِّ  ٣٣٤ 
الجزء ١٧
Hac Sûresi  334 
Cüz  17

24  Onlar (kelime-i tevhîd, Kur’ân vesâir zikirler gibi) o pek hoş sözlere eriştirilmişlerdir. Ve onlar o pek övülen (İslâm) yol(un)a/o pek övgüye değer yer (olan cennet)in yoluna/O (bütün hamdler Kendi sine lâyık olan) Hamîd’in yoluna/ erdirilmişlerdir.

25  Şüphesiz o kimseler ki kâfir olmuşlardır, (kendi kâfirlikleriyle yetinmeyip) bir de (Hudeybiye senesi umreye gelen Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ve ashâbını) Allâh’ın yolundan ve o Mescid-i Harâm’dan alıkoymaktadırlar ki, Biz onu, kendisinde yerleşenle, yolcu olan tüm insanlar için eşit kılmışızdır(, işte yakında onlara çok can yakıcı bir azâbı tattıracağız)! Her kim orada (günahlar işlemek gibi) bir zulüm sebebiyle haktan sapmak isterse, ona da çok acı verici bir azaptan tattırırız!
Bu âyet-i kerîmeden dolayı ibni Abbâs ve İbni Mes’ûd (Radı yallâhu anhüm) gibi zâtlar, Mekke’de günah işleme arzusu taşımanın, bu istek amel safhasına geçmese de azâbı gerektireceğini söylemişlerdir. Bu yüzden ibni Abbâs (Radıyallâhu anhüma): "Uzuvlarıma sahip olabilirim ama kalbime nasıl mâlik olayım!" diyerek Mekke`de ikamet edememiş, Tâif`e hicret ederek orada vefat etmiştir. Diğer bazılarıysa; bu arzunun, icraate kararlılık içeren ya da amelle birlikte bulunan bir istek olması hâlinde ceza gerektireceğini söylemişlerdir.

26  Hani Biz: “Bana hiçbir şeyi or tak koşma! Tavaf edenler, (namazda) kıyam edenler/ (Mekke’de) ikamet edenler/, rükû’ edenlerle secde yapanlar için de evimi (hem maddî pisliklerden, hem de putlar gibi manevî necâsetlerden) tertemiz et!” diye İbrâ hîm’e o beytin mekânını (ibadet ve bakım için gidip geleceği bir) uğrak yeri yapmıştık.

27  (Eski temeller üzerine Kâ`be’yi bina etmesinin ardından ona şöyle emretmiştik:) İnsanlar içerisinde haccı(n farz kılındığını) ilan et ki, (babalarının sulplerinde ve analarının rahimle rinde bulunanlara bu çağrıyı duyurayım da, o anda telbiye getirenler, dünyaya geldiklerinde) yayalar ola rak ve her uzak yoldan gelen zayıf düşmüş her bir (yorgun) deve üzerinde sana gelsinler.

28  Tâ ki (hac için Mekke’ye gelerek) kendilerine âit birçok değerli faydalara şâhit olsunlar ve ken dilerine rızık olarak verdiği hayvanların davarları (olan; deve, sığır, koyun ve keçi türlerini keserken her biri) üzerine (kurban bayramının ilk üç günü olarak) bilinen günlerde Allâh’ın adını ansınlar. /Tâ ki kendilerine mahsus birtakım menfaat lere tanıklık etsinler ve onlara vermiş olduğu hay vanların davarlarına karşılık, (zilhiccenin ilk onu olarak) bilinen günlerde (çokça ibadet ve hamd ü şü kürde bulunmak üzere) Allâh’ın adını zikretsinler./ (Ey kurban kesenler! Kesim esnasında Al lâh’ın adı nı anın ve) artık onlardan hem ken diniz yiyin, hem de darda kalmış fakire yedirin!

29  (Hac yapanlar, kurbanlarını kesip, traş olarak ihramdan çıktıktan) sonra (bıyıklarını ve tırnaklarını kısaltıp, etek ve koltuk traşı olarak) kirlerini gider sinler, (hac esnasında hayır ve ibadet adına yapmış oldukları) adaklarını yerine getirsinler ve (insan ların ibadeti için ilk olarak bina edilen) o eski evi/(zor ba ların tasallutundan ve tûfan gi bi âfetlerden korunmuş) o âzat lı evi/ o (günahkârların boyunlarını) âzat ettiren evi/(, haccın farzlarından biri olan ziyâret ta vafını eda etme niyetiyle) tavaf etsinler!

30  İşte bu (emirleri tutun)! Her kim Allâh’ın hürmetli kıldığı şeylere (iman edip gereğiyle amel ederek, onlara lâ yık saygı ve) tazimde bulunursa, işte o, kendisi için Rabbi katında tam bir hayırdır. (Haramlıkları) size art arda okunmakta olan (lâşe ve besmelesiz kesilen hayvan)lar dışında(, deve, sığır, koyun ve keçi gibi) davarlar(ı kesip yemek) size helâl kılınmıştır. Artık (maddî pisliklerden sakındığınız gibi, manen) tam bir pislik olan putlardan da tamamen sakı nın, yalan söz (, iftira ve yalan yere şâhitlik)den de iyice kaçının! (Putların ibadete lâyık ilâhlar olduğu iddiâsı ve birtakım hayvanlardan istifâdenin bilgisiz ce yasaklanması, Allâh’a karşı yapılan en büyük bir iftira ve yalandır. Dolayısıyla hem yaratana, hem de yaratılanlara karşı yalan ve iftira içeren şirk ve günah sözlerini bırakın!)

Hac Sûresi  334 
Cüz  17
cihanyamaneren