HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٣٦ 
الجزء ٢

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟ ﴿ ٢٣١ ﴾ وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ ﴿ ٢٣٢ ﴾ وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ﴿ ٢٣٣ ﴾

سُورَةُالْبَقَرَةِ  ٣٦ 
الجزء ٢
Bakara Sûresi  36 
Cüz  2

231  Kadınları boşadığınız zaman, onlar da (iddet bekleme) sürelerinin sonuna yaklaştıklarında, artık (dönüş yapıp) onları bir ma’rûf (ve iyi niyet) ile tutun, ya da (iddetleri bitinceye kadar kendilerine dönmeyip, zararsız olduğu) bilinen bir yol ile onları salıverin. (Süreyi uzatıp, onları boşanmak için para verme mecburiyetinde bırakma niyetiyle dönüşünüzü iddetlerinin bitimine kadar geciktirerek) zarar vermek için onları tutmayın, neticede zulmetmiş olursunuz! İşte her kim bunu yaparsa, muhakkak ki o, (canını cehenneme arz ederek) nefsine zulmetmiş olur. Allâh’ın (evlenip boşanma gibi ciddiye alınması gereken) âyetlerini (kendilerinden yüz çevirip hafife almak suretiyle) bir eğlence (vesilesi) edinmeyin! Allâh’ın, üzerinizde bulunan (bunca) nimetini (, özellikle de; İslâm’a hidâyet ve Muhammed (Aleyhisselâm)a verilen nübüvvet gibi nimetlerini) ve kendisiyle size vaaz etmek üzere, size indirmiş olduğu Kitap ve hikmeti (; Kur’ân ve Sünneti) hatırlayın( da, onlarda bulunan vaazlardan öğütlenerek ve emirlerini tutup yasaklarından kaçarak şükrünüzü îfa edin)! (Emir ve nehiylerine karşı gelme hususunda) Allâh’tan hakkıyla sakının ve (iyi) bilin ki şüphesiz Allâh (günahlardan ve sevaplardan gizli açık yaptığınız) her şeyi (hakkıyla bilen ve karşılığını verecek olan bir) Alîm’dir!

232  Kadınları (bir veya iki talâkla, dönüşü mümkün olacak şekilde) boşadığınız zaman, onlar da (iddet bekleme) sürelerinin sonuna ulaştıklarında, (denklik arama, mehr-i misil ödeme gibi, dînen ve örfen) güzel bilinen bir yolla aralarında karşılıklı olarak râzı oldukları zaman, (ey veliler!) artık onları (eski) eşleriyle evlenmelerinden engellemeyin. İşte bu (hüküm) ki; içinizden Allâh’a ve o son güne inanmakta bulunmuş olan kimseye bununla vaaz edilmektedir. (Gerçi bu vaazlar herkese yapılmaktaysa da, imansızlar Allâh-u Te`âlâ’ya karşı saygı duymadıkları ve azâbından korkmadıkları için, bu emirleri sadece inananlar tutar.) İşte bu (anlatılanlarla amel etmeniz), kendiniz için daha faydalı ve bereketli, bir de (günah kirlerinden) daha fazla temizleyicidir. (Fayda ve zararın nerede olduğunu) Allâh bilir, sizler ise bilemezsiniz! (O halde dünya ve âhiret menfaatlerinizi temin için O’nun emirlerine uymaktan başka çareniz yoktur!)

233  Doğuran kadınlar, emzirmeyi tamamlatmak isteyen (bir baba) için, çocuklarını tam olarak iki sene emzirirler. O (doğura) nların yiyecek ve giyecekleri, (israf ve kısıtlama olmaksızın, dînen ve örfen) iyi bilinen bir yolla, doğum kendisi için yapılmış olan (baba) üzerinedir. (Çünkü) hiçbir nefis gücünden başkasıyla mükellef tutulmaz. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle (kocasına), doğum kendisi için yapılmış olan (baba) da, çocuğu yüzünden (eşine) zarar vermesin! (Kimse kimseye gücünün yetmeyeceği şeyler teklif ederek birbirini zarara sokmasın!)/ Hiçbir anne çocuğu sebebiyle, doğum kendisi için yapılmış olan (baba) da, çocuğu yüzünden zarara uğratılmasın!/ İşte (babanın ölümü durumunda, ona) vâris olan üzerine de, (sağlığında babanın yapması gereken) o şeyin bir misli gerekir (, bundan dolayıdır ki, annenin yiyecek ve giyeceğini babanın malına mirasçı olanlar temin edecektir). Eğer (anne-babadan) her ikisi, kendilerinden (kaynaklanan) karşılıklı bir rıza ve (çocuğun genel durumu hakkında) iyi bir istişâreden dolayı (çocuğu sütten) kesmek isterlerse, her ikisi üzerine de (bunda) hiçbir günah yoktur. (Ama tek taraflı istek, bazen annenin bıkmasından, bazen de babanın pintiliğinden kaynaklanacağından, iki tarafın rızası ve iyi bir danışma şarttır.) Şayet çocuklarınızı (sütannelere) emzirtmek isterseniz, (ücret olarak) ver(mek iste) diğiniz şeyi iyi bilinen bir yol (olan gönül hoşluğu ve güzel söz) ile (sütannelere) teslim ettiğiniz zaman, üzerinize hiçbir günah yoktur. (Çocuklar ve sütanneler hakkındaki hükümleri muhafaza hususunda) Allâh’tan hakkıyla sakının ve bilin ki; şüphesiz Allâh yapmakta olduğunuz şeyleri (hakkıyla gören ve bu yüzden size karşılığınızı tastamam verecek olan bir) Basîr’dir.

Bakara Sûresi  36 
Cüz  2
cihanyamaneren