HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْمُجَادَلَةِ  ٥٤١ 
الجزء ٢٨

سُورَةُالْمُجَادَلَةِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ﴿ ١ ﴾ اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓـ۪ٔي وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ ﴿ ٢ ﴾ وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ﴿ ٣ ﴾ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ﴿ ٤ ﴾ اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ ﴿ ٥ ﴾ يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟ ﴿ ٦ ﴾

سُورَةُالْمُجَادَلَةِ  ٥٤١ 
الجزء ٢٨
Mücâdele Sûresi  541 
Cüz  28

ELLİSEKİZİNCİ SÛRE-İ CELİLE
el-Mücâdele
SÛRE-İ CELîLESİ

Medenî (Medîne-i Münevvere döneminde inmiş)dir. 22 ayettir.
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle!

1  (Habîbim!) Kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikâyetini Allâh’a açıklayan o kadının sözünü Allâh gerçekten işitmiştir. Allâh her ikinizin karşılıklı konuşmasını sürekli duymaktaydı. Şüphe siz ki Allâh (zorda kalanın şikâyetlenme ifadeleri dâhil tüm sesleri idrak sıfatına sahip olan bir) Semî’dir, (dara düşmüşün durumu dâhil tüm halleri hakkıyla gören bir) Basîr’dir.
Evs ibni Sâmit’in hanımı Havle binti Sa’lebe (Radıyallâhu anhümâ), Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e gelerek kocasının kendisine söylemiş olduğu: “Sen bana annemin sırtı gibisin!” sözü hakkında fetvâ istedi, şöyle ki; yaşlılığından dolayı biraz huyu bozulan kocası bir gün onun yanına girip kendisinden bir şey istemiş, istediği olmayınca da, kızgınlıkla bu sözü söylemişti. Câhiliyet devrinde bir adam hanımına bu sözü söylediğinde karısı ona haram oluyordu. Zıhar denen bu muâmele İslâm’da bir ilkti. Kocası ânında pişman olup onu yanına çağırdıysa da o, yeminle: “Sen bu sözü söylemişken Allâh ve Rasûlü bizim hakkımızda hüküm verinceye kadar bana ulaşamazsın!” diyerek geri durdu. Sonra Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e gelerek, kocasının kendisiyle gençken evlendiğini, yaşlanıp çocuğu çoğaldığında ise kendisini annesi yerine koyarak terk ettiğini dile getirdi ve yeniden birleşebilmeleri için bir ruhsat istedi. Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): “Şu ana kadar senin hakkında bana bir şey emrolunmadı ama ben senin ona haram olduğunu zannediyorum!” buyurunca o, kocasının boşama ifadesi kullanmadığını söyleyerek defaatle bu hususta mücadeleye giriştikten sonra başını semaya kaldırarak: “Ey Allâh! Yalnızlığımın zorluğunu ve kocamın ayrılığının meşakkatini Sana şikâyet ediyorum! Üstelik benim küçük çocuklarım da var ki; onları ona versem zâyi olurlar, ben alsam aç kalırlar!” diye durumunu Allâh-u Te`âlâ’ya arz eder etmez, daha yerinden ayrılmadan onun hakkında bu âyetler indi. Bunun üzerine Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): “Ey Havle! Müjde olsun!” buyurdu. O da: “Hayrolsun!” deyince, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ona bu âyetleri okudu!

2  Sizin içinizden o kimseler ki; kadınlarından zıhar yapmaktadırlar, (onlar bir yanılgıdadırlar, çün kü gerçekte) o (kadı)nlar kendilerinin anneleri de ğildirler! Onların anaları ancak onları doğurmuş olanlardır! (Dolayısıyla haramlık hususunda ancak sütanneleri ve Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) `in eşleri gibi, Allâh-u Te`âlâ’nın tayin ettiği ka dınlar, kendi anneleri ne benzeyebilir. Eşler ise, onların annesi yerinde ol maktan en uzak varlıklardır.) Şüphesiz ki onlar elbette (dînen de, aklen de) bi linmedik bir söz ve boş bir yalan söylemektedirler. Gerçekten Allâh elbette (çokça affeden bir) Afüvv’ dür, (bolca bağışlayan bir) Ğa fûr’dur!

3  O kişiler ki; kadınlarından zıhar yap(arak onlarla birleşmeyi ebediyyen yasakla)maktadırlar, sonra da söyledikleri şeyden dönme(yi isteme)ktedirler; artık (cinsî münasebet yahut tenâsül uzvuna şehvetle bakış ya da şehvetle) birbirlerine dokunmalarından önce (erkeğin) bir köle azâdı (gerekir)! İşte bu (hüküm) ki, (böyle haramlar yapmayasınız diye) siz onunla vaaz olunmaktasınız! Zaten Allâh yapmakta olduğunuz şeyleri(n görünen-görünmeyen tüm yönlerinden hakkıyla haberdâr olan bir) Habîr’dir.

4  Fakat her kim (köle azâd imkânı) bulamazsa, birbirleriyle temastan önce (erkek üze rine düşen,) art arda gelen iki ay oruçtur! Ama her kim buna da imkân bulamazsa, alt mış yoksul yedirme(si gerekir)! İşte bu (hüküm lerin açıklanması), Allâh’a ve Ra sûlüne inanasınız (da, câhiliyet devrindeki kötü âdet le ri bırakasınız) diyedir. İşte bun(ca kural)lar, Allâh’ın (, aşılması câiz olmayan) sınırlarıdır! (Bunları kabullenmeyen) o kâ firler içinse, çok acı verici pek büyük bir azap vardır!

5  O kimseler ki; Allâh’a ve Rasû lüne düşmanlık ta bulunmaktadırlar/(hükümlerine) karşı gelmek tedirler/Allâh ve Rasûlünün hu du du dışında bir takım sınırlar benimsemektedir ler/; şüphesiz on lardan önceki (din düşmanı) kimseler rezil edildiği gibi/(muratlarına ereme yip) kine boğdurulduğu gibi/helâk edildiği gi bi/ bunlar da rezil edilmişler dir/kine boğdu rulmuşlardır/ helâk edilmişlerdir/. Gerçekten de Biz (elçimizin doğruluna delâlet eden) pek a çık âyetler indirmişizdir. (Bunları) inkâr edenler içinse, çok alçaltıcı pek büyük bir azap vardır!

6  Allâh’ın onları topluca dirilteceği ve yapmış oldukları (kötü) şeyleri kendilerine (bir bir) haber vereceği (o korkunç) günü (onlara anlat) ki, Allâh on(ların yapmış olduğun)u (tek tek) say(ıp yazdır)mış, onlarsa onu unutmuşlardır. Zaten Allâh her şeye (hakkıyla şâhit o lan ve hiç bir şey Kendisinden kaybolmayan bir) Şehîd’dir!

Mücâdele Sûresi  541 
Cüz  28
cihanyamaneren