HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْمُجَادَلَةِ  ٥٤٣ 
الجزء ٢٨

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ﴿ ١٢ ﴾ ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟ ﴿ ١٣ ﴾ اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ﴿ ١٤ ﴾ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿ ١٥ ﴾ اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ﴿ ١٦ ﴾ لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿ ١٧ ﴾ يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ ﴿ ١٨ ﴾ اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿ ١٩ ﴾ اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ ﴿ ٢٠ ﴾ كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ ﴿ ٢١ ﴾

سُورَةُالْمُجَادَلَةِ  ٥٤٣ 
الجزء ٢٨
Mücâdele Sûresi  543 
Cüz  28

12  Ey iman etmiş olan kimseler! O Rasûle gizli ce bir şey arz et(mek iste)diğiniz zaman, o gizli ko nuşmanızın öncesinde (fakirlere) bir sadaka sunun (ki, böylece peygambere verdiğiniz değer ortaya çıksın, fakirler faydalansın, aşırı sorular karşısında Habîbim rahatsız olmasın, samimi olanla münafık seçilsin ve âhireti sevenle dünyaya meyleden belli olsun)! İşte bu sizin için (cimrilikten) daha iyidir ve (mal sevgisi gibi günahlardan, kalplerinizi) daha ziyade temizleyicidir. Ama eğer (verecek bir şey) bulamazsanız, şüphesiz ki Allâh (çok bağışlayan bir) Ğafûr’dur, (çok acıyan bir) Rahîm’dir. (Dolayısıyla imkânı olmayanlara sadakasız da soru sorma ruhsatı vermiştir.)

13  (Ey imkân sahipleri!) Gizli konuşmalarınızın öncesinde birtakım sadakalar sunmanızdan (niye çekindiniz? Yoksa şeytanın fakirlik tehdidine aldandı ğınızdan dolayı) mı korktunuz? Mademki (bunu) yapmadınız, zaten Allâh da (bu konuda) tevbenizi kabul et(miş ve bu hükmü sizden geri çek)miştir, öy leyse o (farz) namaz(lar)ı hakkıyla eda (etmeye devam) edin, zekâtı da ver(meye devam ed) in ve (her konuda) Allâh’a da, Rasûlüne de itaat(ta sebat) edin (ki, böylece bu husustaki eksikliğinizi telafi edebilesi niz)! Zaten Allâh yapmakta olduğunuz şeyleri(n görünengörünmeyen tüm yönlerinden hakkıyla haberdâr olan bir) Habîr’dir.

14  (Habîbim!) Bakmadın mı o (münâfık) kimse lere ki; Allâh’ın kendilerine gazap etmiş olduğu (Ya hudi milleti gibi şerli) bir toplumu dost edinmişler dir. (Ey müminler!) Onlar ne sizdendir, ne de onlar dandır! (Bilakis sizinle Yahudiler arasında kararsız durumdadırlar.) Üstelik onlar (yalancı olduklarını) bildikleri halde (‘Müslümanız’ diyerek) yalan üzerine yemin etmektedirler.

15  Allâh onlara pek şiddetli büyük bir azap hazırlamıştır. Onlar ki; yapmakta bulunmuş oldukla rı şeyler şüphesiz ne kötü ol muştur! (Böylece onlar evvelden beri kötü amel lere alıştıkları için, yalan yere yemini de ha fife almışlardır.)

16  Onlar (kanlarını ve mallarını korumak için) ye minlerini bir kalkan edinmiştirler de, bu sebeple (Müslüman görünerek kazandıkları güvenlik sayesinde Müslümanları) Allâh’ın yolunda (cihatta bulunmak ta)n engelle(me gayreti içine gir)miştirler. Artık on lar için çok alçaltıcı pek büyük bir azap vardır!

17  Ne malları, ne de çocukları Allâh(ın a zâbın) dan hiçbir şeyi asla onlardan savuş tu ramayacaktır. İşte onlar o (cehennem) a teşin(in) arka daşlarıdır ki; onlar onun içerisinde (bir daha çık mamak üzere) ebedî kalı cılardır.

18  Allâh’ın onları topluca dirilteceği (o korkunç) günü (onlara anlat) ki, (bugün) size (‘Müslümanız’ diye yalan yere) yemin etmekte ol - duk ları gibi, (o gün de: “Rabbimiz olan Al lâh’ a yemin olsun ki, biz müşrikler değildik!” di ye) O’- na da yemin edeceklerdir! Böylece onlar (âhirette yapacakları yalan yemin lerle) kendilerinin gerçekten (dünyada olduğu gibi, fayda kazandıracak ya da zararı savuşturacak) bir şey üzere bulunduklarını sanacaklardır. Âgâh olun ki; şüphesiz ancak onlar (her şeyi bilen Zât’ın huzurunda dahi yalan söylemeye cesaret edecek kadar yalanda zirveye ulaşmış) o (büyük) yalancıların ta kendileridir!

19  Şeytan onları (hükmü altına alıp) istîlâ etmiş tir de, artık onlara Allâh’ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar ancak şeytanın fırkasıdır! Dikkat edin ki; o şeytan taraftarları, şüphesiz (son suz nimet yerine ebedî azâbı tercih ederek en büyük zarar ve) hüsrâna uğramış olan kimselerin ta kendileri ancak onlardır!

20  O kimseler ki; Allâh’a ve Rasûlüne düşmanlıkta bulunmaktadırlar/karşı gelmektedirler/ Allâh ve Rasûlünün hududu dışında birtakım sınırlar benimsemektedirler/; işte onlar en alçak kimseler arasındadırlar. (Hasımları olan Allâh’ın izzet ve azameti nâmütenâhî olduğu ölçüde, bunların zillet ve hakareti de sonsuzdur.)

21  Allâh (tâ ezelde şu kararı kesinleştirip, daha sonra Levh-i Mahfûz’a) yazmıştır ki; andolsun, el bette mutlaka Ben de gâlip geleceğim, rasûllerim de! (Ama onların bu gâlibiyeti, ya delil ve kılıçla; ya da ikisinden biriyle gerçekleşecektir)! Şüphesiz ki Allah, (peygamberlerine yardım etme ye son derece güçlü olan bir) Kaviyy’dir, (hiç yenil meyen yegâne) Azîz’dir.

Mücâdele Sûresi  543 
Cüz  28
cihanyamaneren