HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالْاَعْلٰى  ٥٩١ 
الجزء ٣٠

سُورَةُالْاَعْلٰى
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ ﴿ ١ ﴾ اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ ﴿ ٢ ﴾ وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ ﴿ ٣ ﴾ وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ ﴿ ٤ ﴾ فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ ﴿ ٥ ﴾ سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ ﴿ ٦ ﴾ اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ ﴿ ٧ ﴾ وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ ﴿ ٨ ﴾ فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ ﴿ ٩ ﴾ سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ ﴿ ١٠ ﴾ وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ ﴿ ١١ ﴾ اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ ﴿ ١٢ ﴾ ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ ﴿ ١٣ ﴾ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ ﴿ ١٤ ﴾ وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ ﴿ ١٥ ﴾ بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ ﴿ ١٦ ﴾ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ ﴿ ١٧ ﴾ اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ ﴿ ١٨ ﴾ صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى ﴿ ١٩ ﴾
سُورَةُالْغَاشِيَةِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ ﴿ ١ ﴾ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ ﴿ ٢ ﴾ عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ ﴿ ٣ ﴾ تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ ﴿ ٤ ﴾ تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ ﴿ ٥ ﴾ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ ﴿ ٦ ﴾ لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ﴿ ٧ ﴾ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ ﴿ ٨ ﴾ لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ ﴿ ٩ ﴾ ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ ﴿ ١٠ ﴾ لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ ﴿ ١١ ﴾

سُورَةُالْاَعْلٰى  ٥٩١ 
الجزء ٣٠
A`lâ Sûresi  591 
Cüz  30

SEKSENYEDİNCİ SÛRE-İ CELİLE
el-A`lâ
SÛRE-İ CELîLESİ

Mekkî (; Mekke-i Mükerreme döneminde inmiş)dir. 19 ayettir.
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle!

1  O en yüce olan Rabbinin ismini tesbîh et (; isim leri hakkında yanlış yorumlamalardan sakın, o isimleri başkalarına takma, uygunsuz hallerde ve necâset bulu nan mahallerde onları anma)!/(Şanına yakışmayan her şeyden tenzîh ve) tesbîh et O en yüce olan Rabbini!/

2  O Zât ki; (her şeyi) yaratmıştır ve (tüm yaratıkları, varlıklarını sürdürebilmelerine en elverişli biçimde var ederek) düzenlemiştir.

3  O Zât ki; (tüm varlıkların cinsleri, türleri, şahıs ları, miktarları, sıfatları, yaptıkları, yapacakları ve ecel leri dâhil her şeylerini ayarlayıp) takdir etmiştir ve (her şeyi yaratılış gayesine) yönlendir(erek, her var lığa neden nasıl faydalanacağını öğret)miştir!

4  O Zât ki; (hayvanların otlayacağı bunca) otlağı (topraktan) çıkarmıştır;

5  (Yemyeşil halinin) ardından onu kupkuru kap kara bir şeye çevirmiştir!

6  (Habîbim!) Muhakkak Biz seni okutmaya devam edeceğiz ve artık sen (Kur’ân’ı) unutmayacaksın;

7  Ancak Allâh’ın (, hükmünü ve tilâvetini nesh et meyi) dilemiş olduğu şeyler müstesnâ! Muhakkak ki O, açık olan (okuman) ı da bilmekte dir, gizli olan (maksadın)ı da! (Nitekim sen bir şey ka çırırım korkusuyla Cibrîl’in tilâveti sırasında seslice oku maya başlıyorsun, ama artık buna ihtiyaç yoktur. Zira Biz vahiyden hiçbir şeyi sana unutturmayacağız!)

8  Biz seni (vahyi ezberleme, onunla amel etme ve onu tebliğ etme hususlarında) o en kolay olan (yol)a (ve müsâmahalı bir şerî`ata) kolayca muvaffak kıla cağız.

9  Öyleyse sen (Kur’ân’la) öğüt ver; (tabi ki) o öğüt fayda verirse (, ama kalpleri kılıflı olan kişilere fayda vermeyeceği bellidir, bu yüzden de çok üzülme)!

10  (Allâh’tan) saygıyla korkmakta olan kimse mutlaka öğütlenecektir!

11  Ama o en âsî olan (kâfir) kimse ondan iyice uzaklaşacaktır;

12  O kimse ki; o en büyük ateşe (sahip olan cehenneme) girecektir;

13  Sonra orada ne ölebilecektir, ne de (rahatlıkla) yaşayabilecektir!

14  Muhakkak felaha ermiştir o kimse ki (kâfirlikten ve günahlardan) iyice temizlenmiş tir/ zekât vermiştir/(namaz için abdest alarak) paklanmıştır/.

15  (Böylece namaza niyetlenip iftitah tekbiri okuyarak) Rabbinin adını (kalben ve lisanen) zikretmiş tir de peşi sıra (beş vakit) namaz(ı) kılmıştır.

16  (Ey kullar!) Doğrusu siz o en alçak (dünya) hayatı(nı âhirete) tercih ediyorsunuz!

17  Oysa âhiret (hayatı, fânî dünya yaşantısından) daha iyidir ve daha süreklidir!

18  Şüphesiz ki işte bu (sûrede yazılanların bir benzeri), elbette evvelki sayfalarda (da) vardır;

19  İbrâhîm’in ve Mûsâ’nın sayfalarında!

SEKSENSEKİZİNCİ SÛRE-İ CELİLE
el-Gâşiye
SÛRE-İ CELîLESİ

Mekkî (Mekke-i Mükerreme döneminde inmiş)dir. 26 ayettir.
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle!

1  (Habîbim!) O (insanları zorluklarıyla) bürüyen (kıyâ met günü gibi) müthiş (bir) hâdi senin önemli haberi geldi sana değil mi?

2  Birtakım suratlar(ın sahipleri) işte o gün zelil (ve hakir) durumdadır;

3  (Cehennem içerisinde) çalışıcıdır (, zincirleri) ve (bukağıları çekerek, balçığa batan develer gibi ateşe dalarak ve ateş dağlarına inip çıkarak) yorulucudur.

4  Son derece kızgın bir ateşe girecektir.

5  Pek sıcak bir gözeden içirilecektir!

6  Onlar için darî’ (denen; leşten murdar ve ateş ten daha hâr olan o zehirli çok acı bir diken) den başka bir yiyecek yoktur!

7  Ne semizleştirir, ne de bir açlıktan fayda verir!

8  Birtakım yüzler de işte o gün pek güzeldir/ çok mutludur/!

9  (Dünyada yapmış oldukları) çalışmalarından pek hoşnuttur!

10  Çok yüksek ve pek üstün bir cennettedir!

11  Orada boş bir şey/boş bir söz/boş konuşan birini/ işitmeyecektir! (Zira cennet ehli, mazhar ol dukları sürekli nimetlere karşı hamd-ü senâda bulun mak gibi hikmetli kelâmlar dışında fuzûli lakırdılar konuşmayacaklardır.)

A`lâ Sûresi  591 
Cüz  30
cihanyamaneren