HATA BİLDİRİMLERİNİZ İÇİN TIKLAYIN
سُورَةُالنِّسَاءِ  ٨١ 
الجزء ٥

وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا ﴿ ٢٤ ﴾ وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِكُمْۜ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍۚ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْۜ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟ ﴿ ٢٥ ﴾ يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ ﴿ ٢٦ ﴾

سُورَةُالنِّسَاءِ  ٨١ 
الجزء ٥
Nisâ Sûresi  81 
Cüz  5

24  (Câriyelerden) sağ ellerinizin mâlik bulunmuş oldukları dışındaki kadınlardan (evlilikle) korunmuş olanlar(ın) da (nikâhı size haram edilmiştir)! (Bu sayılanlarla evlenmenizin yasaklığı) üzerinize Allâh’ın bir yazısı olarak (tayin edilmiştir)! İşte size! Zinaya sapmayanlar ve (kendilerini fuhuştan) koruyan kimseler olarak, bu (sayıla)n (yasak)ların ötesinde bulunan (kadın)ları mallarınız(dan vereceğiniz mehir) ile (nikâhlamak) istemeniz sizin için helâl kılınmıştır. Artık onlardan hangisiyle (nikâhlanarak) faydalandıysanız, kesinlikle belirlenmiş bir şey olarak mehirlerini kendilerine verin. Ama tayin edilen miktar (ile mehri sınırladık)dan sonra, (mehrin artırılması, eksiltilmesi veya tamamen düşürülmesi gibi) karşılıklı rıza ile hakkında anlaşmaya vardığınız şeylerde sizin üzerinize hiçbir günah yoktur. Şüphesiz ki Allâh (evlilikleriniz dâhil, tüm konularda sizin yararınıza olacak meseleleri) dâima (çok iyi bilen bir) Alîm ve (soyları korumanızı sağlayacak nikâh akdiyle ilgili tayin ettiği hükümlerde tam isabet ve hikmet sahibi bir) Hakîm olmuştur.
Bu âyet-i celîlenin zâhirî ifadesinden, bu ve bir önceki âyet-i kerîmede zikredilen kadınların dışındakilerle evlenmenin helâl olduğu anlaşılmaktaysa da, sünnetteki bazı deliller bunların dışında kalan bazı sınıfların da haram olduğuna delâlet etmektedir. Nitekim bir kadınla halasının veya teyzesinin bir nikâhta birleştirilmesi; üç talakla boşanan bir kadının başka bir kocayla evlenip birleştikten sonra boşanmadan eski kocasıyla nikâhlanması; iddet bekleyen bir kadının bu süre zarfında başka biriyle evlenmesi; dört hanımı olanın beşinciyle evlenmesi; dinden dönmüş mürtet bir kadınla, yeniden İslâm’a girmedikçe evlenilmesi; putperest ve ateşperest kadınların nikâhı gibi bazı evlenmelerin haramlığı bu âyet-i celîlelerde ifade edilmemişse de, haklarında hadîs-i şerîfler mevcut olduğundan, nikâhı haram olanlara dâhildirler. Âyet-i celîlede geçen: “Bunların dışındakilerin nikâhını mallarınızla talep etmeniz size helâl kılındı” ifadesi, mehrin nikâhın şartlarından olduğunu göstermektedir; buna göre mehir konuşulmadan kıyılan nikâhlar geçerliyse de, mutlaka bir mehir ödenecektir ve bu, ilim öğretmek, bir süre hizmet etmek gibi menfaatler kabîlinden olmayıp, mutlaka mal cinsinden olacaktır. Bu hususta geniş malûmat için bakınız: Rûhu’l Furkan, 4/560-563. Burada geçen “istimtâ`" tabiri, sapık Şî’a fırkasının iddia ettiği mut`a nikâhından bahsetmemektedir. Bilakis Zeccâc ve Taberî gibi ulemânın beyanları vechile; şartlarına uygun olarak nikâhlanıp cima edilerek kendilerinden istifâde edilen kadınlara mehirlerinin verilmesini konu etmektedir. Nitekim Ehl-i Sünnete göre mut`a nikâhı haramdır ve bu suretle yapılan birleşmeler zinadır.

25  İçinizden her kim (kölelikten) korunmuş (hür ve) imanlı kadınlarla evlenmeye güç yetiremezse, sağ ellerinizin mâlik bulunmuş olduğu imanlı genç câriyelerinizden biriyle (nikâhlansın)! Allâh imanınızı hakkıyla bilendir. (Siz ise sadece zâhirî ifadelerle yetinmelisiniz. Dolayısıyla ‘İnandım!’ diyenin iç yüzünü araştırmayın ve onlar köle, siz hür sünüz diye böyle bir nikâhtan çekinmeyin. Zira dininiz İslâm, babanız da Âdem (Aleyhisselâm) olması itiba rıyla) bir kısmınız diğer bir kısımdandır! O halde sahiplerinin izniyle o (câriye kadı) nları, (açıkça) fuhuş yapmayan, (gizlice) dostlar tutmayan, (zinadan) korunmuş (namuslu) kadınlar olarak ni kâh edin ve (eksiltme, geciktirme gibi zararlar yap maksızın) ma`ruf ile mehirlerini kendilerine verin. Artık o (câriye ola)nlar (evlilikle) korundukları zaman, eğer (zina gibi) çok çirkin bir iş yapacak olurlarsa, işte onlar üzerine düşen; (kölelikten) ko runmuş olan (hür ve evlilik geçirmemiş) kadınlar üzerine gereken (yüz sopa) azâb(ın)ın yarısıdır. İşte bu (câriyelerle evlenme izni), içinizden (zina günahının) sıkın tı(sın)dan korkmuş olan kim se içindir. Yine de (câriyelerle evlenmeyip) sabret meniz sizin için daha iyidir. Allâh (İslâm’dan önce işlenmiş olan günahları çokça bağışlayan bir) Ğafûr’dur; (kullarına çok acıdığı için on la ra bu müsâadeyi vermiş o lan bir) Rahîm’dir.

26  Allâh ister ki; (bilmediğiniz kâr larınız hakkın da) size iyice açıklamada bulunsun, sizden önceki (nebiler ve sâlih)lerin (izledikleri) yollarına sizi de ulaştırsın ve sizi (yaptığınız yanlışlardan) tevbeye muvaffak kılsın! Allâh (kullarına gerekli olan kanunları çok iyi bilen bir) Alîm’dir; (o hükümleri tespit ederken isabetli hüküm veren bir) Hakîm’dir.

Nisâ Sûresi  81 
Cüz  5
cihanyamaneren